Hakkımda

Fotoğrafım
Samsun/merkez, Türkiye
19 Mayıs 1981 Vezirköprü doğumlu..23 Nisan ilköğretim,Anadolu Meslek Lisesi Bilgisayar bölümü,O.M.Ü Amasya meslek yüksekokulu bilgisayar programcılığı,O.M.Ü BÖTE 3.sınıf öğrencisi..BBBÖ Eğitmeni, Kurucusu olduğu OMÜ BTK(Bilgisayar ve Teknoloji Kulubü) Denetleme Kurulu Üyesi,eğlenceli bir arkadaş, gerçek bir dost, kimine göre gıcık kimine göre uyuz ama genelde sevimli:):)Bilinen diğer adlarım idealist_kuzu(en çok kullandığım) aslı Sürüden ayrılan idealist kuzu olduğu halde kısaltarak böyle kullanıyorum arkadaşlar onu da kısaltıp kuzum derler genelde:),bitlilimon(çok yeni),Bitli Böteli,elma kurdu, fat(arkadaşların en çok kullandığı)""fatma fatma nereye kaadr artık fatıcam"" dedim adım fat kaldı:S

15 Aralık 2009 Salı

Gölge Oyunları


hani gölge oyunları yapardık ya küçükken bir gaz lambasının loş ışığında küçücük ellerimizle..Bilmezdik başka oyunları ve bilmezdik gölge oyunlarının aynı zamanda büyüklerin de oyuncağı olduğunu..Ne zaman ki büyümeye ve görmeye başladık; insan suretleri arkalarındaki gölgeleri o zaman anladık büyümeyi..Öncelikle saflıktan
uzaklaşmaktı ilk şart!Ne kadar saflıktan uzaksan o kadar büyüksün eğer bunu başaramamışsan sen hala çocuksun sen hala küçüksün..Sonra yalan söylemeyi mutlaka bilmek gerek yoksa nasıl dönecek bu çıkar gemisinin dümeni? Sahi yalan söylemeyen büyük varmı ki? Eskilerde büyüklerin hiç olmasa sevdaları varmış gerçek, ebedi..
Ya şimdi büyüklerin neyi var gerçek olan temiz kalan? Bak aynada gördüğün surete sence o gerçek mi?
Yalan söylemiyor adaletli davranıyor insanları kandırmıyor diyebilir misin yani..izin vermez hayat sana ,dürüst kalamazsın , kandırma kendini..Üstelik çocukluğunda söylediğin pembe yalanlardan değil bu defaki..Büyük yalanlar;kandırmak insanları çıkarlarının peşine düşmek ve düşmanına dost görünmek gibi..Yani herşey farklı çocukluğundan hiçbirşey değil eskisi gibi..Bakma dünyanın aynı göründüğüne o bile çok değişti..İşte budur nedeni; bulamayışının çocukluğundaki sevgiyi,huzuru, neşeyi..



Fatma Akbulut
15.12.2009 salı
23:30

O çocuk değil çiçektir!!


Ne yapıyorsunuz siz?O bahçede yetişen çocuk değil çiçek..Çocuk dünyaya getirdikten sonra biraz yemek biraz su verip evinizin arka bahçesinde büyütebileceğiniz bişey değildir..O olsa olsa herhangi bir çiçektir..Çocuk sahibi olmaya karar vermeden önce buna hazır olup olmadığınızı bi gözden geçirmelisiniz..İnsanlar araba kullanmaya başlamadan önce bir kurs görüyorlar sonra sınav sonra ehliyet ve ancak ondan sonra trafiğe çıkabiliyorlar..Ama çocuk sahibi olmak isteyen insanlar için evli olmaları yeterli..Başka hiç bir ön şart aranmıyor..Eğer elimde olsa kesinlikle buna engel olacak kanunlar çıkarırdım..Öncelikle anne baba adayı çocuk sahibi olmaya hazırlar mı?Hem maddi olarak hem psikolojik durumları hem de anne babalık konusunda yeterlilikleri gözden geçirilmeli..Çocuk yetiştireceksiniz kolay bir şey mi bu..Sizin yetiştirdiğiniz çocuk da büyüyecek belki vatanına milletine anne babasına hayırlı bir evlat olacak ya da etrafa zarar veren bir varlık olacak sadece..Yani öyle her isteyen anne baba olmayacak..Anne baba olmadan önce bu konuda hiç kitap okumadıysanız hiç bir programı izlemediyseniz hiç bir gazete yazısı okumadıysanız nasıl ruhsal sağlığı yerinde bir birey yetiştirmeyi düşünüyorsunuz? Şöyle etrafınıza bir bakın kaç tane bilinçli anne baba var.Eğitimciler bu konuda eğitim almalarına rağmen onların bile büyük hatalar yaptığını görmek gerçekten çok üzücü..Bir anne baba adayı ya da bir eğitimci çocuğun çocuk olduğunu unutuyor ondan olgun bir birey davranışları bekliyorsa suç kimin şimdi çocuğun mu ebeveynin mi?? Çocuklarına şiddet uygulayan ailelere tahammül edemesem de ne yazıkki ben de herkes gibi böyle durumlara şahit oluyorum bazen..En son alışveriş için mağazaları gezerken bir bayanın çocuğunu dövmesine şahit oldum..Çocuk dediğime bakmayın 2 yaşından büyük değildir eminim yani bebek:( Dövüyor dediğime de bakmayın sanki Boks yapıyordu hatun..Resmen çıldırdım resssmennn..Onu bu kadar sinirlendirecek ne yapmış olaiblir ki küçücük bebek:( Ve ne yaparsa yapsın annesi değil mi nihayetinde..Böyle bir tabloda yer alan annenin anneliğinden şüphe ederim ben..O anda bütün moralim altüst oldu bütün gün bu konu kafamı meşgul etti..Böyle acı bir olaya şahit olmak kötü ama daha da kötüsü hiçbir şey yapamamak.O an kafamda şimşekler çaktı..Burada büyük bir yanlış var anne ya da baba olmak şiddet uygulama hakkı verirmi? Bu durumu engelleyecek birileri olmalı..Yoksa şiddet gören bir çocuk ne kadar farklı bir ebeveyn olabilir bilmiyorum..Bu zincir kırılmalı artık.Kek yapmak için internette birsürü araştırma yapan anneler telefon almak için alışveriş sitelerini didik didik eden babalar lütfen çocuk yapmadan önce de biraz zaman ayrıp birkaç cümle okusunlar..En azından bunu yapabilirler sanırım..



Fatma Akbulut
15.12.2009 Salı

Neler Oluyor bana..

Sorma buara şu halimi:S sorarsan birsürü olumsuz şey duyabilirsin ki bu hiç hoşuma gitmez..Vizeler,vize arasında sağlık sorunları ve daha birsürü şey..En son vizeler bitti projelere bir mola verdik Kpss ye devam dedik sözüm ona rahata erdik derkeeeennnnn diş ağrıları başladı:S Şimdi fakültedeki diş hekimi adayı sevgili öğrenci arkadaşları ve en son gittiiğim diş hastanesindeki sevgili doktorumu sevgiyle anıyorum:@:@ Diş konusu her zaman çok önemli olmuştur benim için..Dişlerimin bakımı ve sağlığına her zaman özen göstermeme rağmen diş ağrısı çekiyorsam sebebi son iki seferdir diş hekimlerinde yanlış seçim yapmamdır..Yıllardır dişlerime kuzen Emel ve Oğuz abi baktığı için başka diş hekimine ihtiyaç duymadım.Onlar gidince de böyle oldu işte.Diş ağrısı kadar kötü bir şey var mı acaba:S Ağrı eşiğim düşük kabul ediyorum ama yine de diş ağrısı da çok kötü kimse inkar edemez.Dün ağrımı karanfille bastırdım ama bugün sabredemedim artık ağrı başladı yarım saat sonra diş hekimindeydim.Tanışmamıza rağmen adımla hitap etmek yerine sürekli "güzel kız" diyen sevgili doktorum yapacağından geri kalmadı ne yazıkki..:(:( Hayatımda canımın bu kadar yandığını hatırlamıyorum..Biraz daha uğraşsa kesin ağlayacaktım..Ne kadar engel olmaya çalışsam da işine devam etti mecburen:S Bir kez daha giderim bidaha da diş hekiminin önünden bile geçmem :( Ancak Emel' e izin veririm artık başka kimseye gitmem.Umarım gerek de kalmaz..

Fatma Akbulut
15.12.2009 Salı

10 Aralık 2009 Perşembe

:@:@:@

Farkettim ki benim çok büyük haksızlık ettiğim biri var şu dünyada..Ben en çok kendime haksızlık etmişim meğer.İnsanların vefasızlıklarına haksızlıklarına göz yumup aynı hataları defalarca yapmalarına izin vererek..Beni üzüp canımı yaktıkları halde daha onun acısını unutmadan tekrar üzmelerine izin vermişim..Hep zor günlerinde yanında olmak istediklerim nerde peki? İhtiyacım olduğunda yardımlarını benden esirgeyenler nerde? Hani şu benim yardım edebilmek için kendimi parçaladıklarım..Üzülmesine dayanamadıklarımın kıyamadıklarımın haberi var mı durmak bilmeyen gözyaşlarımdan ya da önemi var mı? İyilik karşılık beklenmeden yapılır karşılıksız sevilir insanlar böyle yetiştirildim ben vefasızlık nedir bilmedik biz..Geç de olsa öğreniyoruz vefasızlıkları her insanın kendin gibi olmadığını herkese güvenilmeyeceğini..Hep savunduğum "insanlara güvenmek gerek" düşüncesini, kanatsız melekliği , gerçek sevgileri hepsini hepsini bir kenara bırakıyorum..Bu durumda bu devire ayak uyduramadığıma göre uyum sağlamayı öğrenmeye başlıyorum.Bu zamana kadar gözüme baka baka yalan söyleyenlere arkadaşlık sandğım çıkar ilişkilerine göz yaşlarımı haketmeyenlere de hakkımı helal etmiyorummm..Hayatımda olmayacaklar SÖZ veriyorummm..

13 Kasım 2009 Cuma

Ney ve İnsan

Tasavvuf ilmi her zaman ilgimi çekmiştir..Nedir Tasavvuf?Tasavvuf, kalbi saf yapmak, kötülüklerden temizlemek demektir. İnsanın kalbini, Allahü teâlânın muhabbetine bağlamak, Resûlullahın söz, hareket ve ahlâkına uymak, yolunda gitmektir..(bkz:http://www.turk.ch/islam/sorular/TasavvufNedir.htm) Tasavvuf'da 7 kademe vardır..Mevlana'ya göre Ney ile insanı kâmil(olgun insan) arasında güzel bir benzerlik vardır..Ney yapılması için uygun kamışlar seçildikten kurutulduktan sonra kamışın içi oyularak boşaltılır.Sonrasında üzerinde 7 delik açılır..Ney üzerindeki bu 7 delik Tasavvuf ilmindeki 7 kademeyi temsil eder.Ney üzerinde delikler açıldıktan sonra fırına verilerek Neyin yapımı tamamlanır..bundan sonra Ney den çıkan ses artık kamışın sesi değil ona üfleyenin sesidir.İnsanı Kâmil de böyledir işte..İnsan bir sürü acılardan sabırla geçer.Her acıda içinde bişeyler eksilir içi boşalır..Sabrederse derdi vereni ve sabretmeyi bilirse Tasavvuf ilmindeki kademeleri bilmeye başlar..Sonrasında neyin fırına verilmesi gibi daha da büyük acılarla kavrulur ama olgun insan ona da şükreder..İşte bu noktadan sonra içi dünyevi nefsi şeylerden boşalmış insandan çıkan ses artık kendi sesi değil onu Yaradan'ın sesidir..O artık yalnız O'nu söyler O'nun istediklerini söyler..Tıpkı Ney'in kendini üfleyenin sesini yansıtması gibi..

Fatma Akbulut

11 Kasım 2009 Çarşamba

sixteen November???

9 Kasım 2009 Pazartesi

Gözlerine bakınca yüreğini görebilir misin bir insanın?evet görürsün yeter ki bakmasını bil yeter ki baktığın gözler doğru insanda olsun..Eğer hayatınızda bir kez de olsa bunu yaşadıysanız o zman çok şanslısınız..

İzleyiciler